Bener: Ramazanın özellikle son 10 günü itikâf ve ibadetle geçirilmeli
Siirt Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tasavvuf Anabilim Dalı Başkanı Mehmet Emin Bener, Ramazan ayının özellikle son 10 gününün Peygamber Efendimizin ibadet hayatında özel bir öneme sahip olduğunu belirtti.
Tasavvuf Anabilim Dalı Başkanı Mehmet Emin Bener, Ramazan ayının özellikle son 10 gününün Peygamber Efendimizin ibadet hayatında özel bir öneme sahip olduğunu belirterek, müminlerin bu günleri itikâf, nafile ibadet, Kur’an tilaveti ve hayırla değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
“Peygamber Efendimiz Ramazanın son on gününde itikâfa çekilirdi”
Bener, Ramazanın son 10 gününe dair şunları anlattı: “Peygamber Efendimiz (aleyhissalâtü vesselâm) Ramazan ayının son on gününde itikâfa çekilirdi. Bu süre zarfında zamanının büyük kısmını ibadetle geçirirdi. Peygamber Efendimiz, bu hususta ‘Benim gözüm uyur, fakat kalbim uyumaz; kalbim Allah’ı zikretmeye devam eder.’ buyurarak, kalbin sürekli zikir hâlinde bulunduğunu ifade etmiştir. Nitekim o, hayatının her anında Yüce Allah’a yönelir, Kur’an okur ve namaz kılardı.”
“Ramazanda cömertliği daha da artardı”
Peygamber Efendimizin özellikle Ramazan ayının son on gününde nafile ibadetlerini artırdığına dikkat çeken Bener, “İnfak ve sadaka hususunda daha cömert davranırdı. İbn Abbas’tan rivayet edilen bir hadiste, Peygamber Efendimizin zaten son derece cömert olduğu, ancak Ramazan ayında bu cömertliğinin daha da arttığı ifade edilmektedir. Hatta bu durum, ‘O, esen rüzgârdan bile daha cömertti.’ şeklinde tasvir edilmiştir. Nasıl ki rüzgâr estiğinde her tarafa serinlik ve ferahlık ulaştırırsa, Hz. Peygamber de Ramazan ayında cömertliğini bu şekilde ortaya koyar ve ümmetini de buna teşvik ederdi.” Şeklinde konuştu
“Aile fertlerini de ibadete teşvik ederdi”
Ayrıca Peygamber Efendimizi Ramazanın son on gününde aile fertlerini de ibadete teşvik ettiğine dikkat çeken Bener, “Son günlerde hanımlarını uyandırarak onları ibadete yönlendirir ve bu mübarek zaman diliminin ihya edilmesini tavsiye ederdi.Ramazan ayı aynı zamanda sevgi ve muhabbet ayı olarak da nitelendirilebilir. Zira Allah Teâlâ bir ibadeti önce kullarına sevdirir, ardından onu emreder. Ramazan ayı da bu yönüyle müminler için özel bir anlam taşımaktadır. Nitekim Peygamber Efendimiz bir hadis-i şerifinde şöyle buyurmaktadır: ‘Kim orucu Allah’a inanarak ve sevabını yalnızca Allah’tan bekleyerek tutarsa, onun geçmiş günahları bağışlanır.” dedi.
“Ramazan gecelerinin ihyası büyük fazilettir”
Cemaatle namaz kılmanın önemine dikkat çeken Bener, “Başka bir hadis-i şerifte ise Ramazan gecelerinin ihyasına dikkat çekilerek şöyle buyrulmaktadır: ‘Kim Ramazan gecelerini ibadetle geçirirse, onun da geçmiş günahları bağışlanır.’ Bu bağlamda teravih namazı, Ramazan gecelerinin ihyasına vesile olan önemli ibadetlerden biridir. Nitekim Ramazan ayında müminler, yatsı ve teravih namazlarını çoğunlukla cemaatle eda etmektedirler. Peygamber Efendimiz de cemaatle namazın faziletine dikkat çekerek şu müjdeyi vermiştir: ‘Kim yatsı namazını cemaatle kılarsa, gece yarısına kadar ibadet etmiş gibi sevap kazanır. Kim sabah namazını cemaatle kılarsa, bütün geceyi ibadetle geçirmiş gibi sevap kazanır.” bilgisini paylaştı.
“Kur’an ve oruç kıyamet günü şefaatçi olacaktır”
"Ramazan ayında özellikle üzerinde önemle durulması gereken ibadetlerden biri de Kur’an-ı Kerim okumaktır.” diyen Bener. "Peygamber Efendimiz bu ayda Kur’an tilavetine büyük önem vermiştir. Kur’an, özellikle Peygamber Efendimiz ’in Ramazan’da en çok rağbet ettiği ibadetlerden biridir. Şunu hiçbir zaman unutmayalım: Kıyamette belki bizim çok şefaatçilerimiz olacaktır. Biz böyle umuyoruz inşallah. Ama iki şey vardır ki bunlar kendileri Allah Teâlâ’nın huzuruna çıkıp sahiplerine şefaatçi olmak isteyeceklerdir. Bunlardan bir tanesi Kur’an’dır, bir tanesi de oruçtur. Oruç diyecek ki: ‘Ya Rabbi, ben onu yemekten ve içmekten alıkoydum. Beni ona şefaatçi kıl.’ Kur’an da diyecek ki: ‘Ya Rabbi, ben onu gece uykusundan ettim. O gece uyumadı, uzun zaman beni okumaya devam etti. Ya Rabbi, beni ona şefaatçi kıl.’ Rabbim bizlere bu orucu ve Kur’an’ı şefaatçi kılsın. İşte özellikle yöneleceğimiz, rağbet edeceğimiz ibadetlerden bir tanesi de Kur’an’dır. Yoksa Allah muhafaza şu sitemin muhatabı oluruz: ‘Ya Rabbim, kavmim bu Kur’an’a sırt döndü, Kur’an’ı terk etti.’ Allah’ın bize bir sitemi olmuş olur ki Rıza’yı ilâhîden bizi uzaklaştırır.” ifadelerini kullandı.