HAMAS: Katz'ın esirleri infaz etme emri işgalin terör politikasının bir uzantısı
HAMAS hareketi, siyonist işgal ordusunun savaş suçlusu Bakanı Katz'ın Filistinli esirler hakkında infaz cezasının derhal uygulanmasına başlanması yönündeki emirlerine tepki gösterdi.
Hareket yaptığı yazılı açıklamada, Katz'ın Filistinli esirler hakkında infaz cezasının derhal uygulanmasına başlanması yönündeki emirlerinin, tüm uluslararası teamül ve yasaların açık bir ihlali ve işgalin Filistin halkımıza karşı yürüttüğü sistematik suç ve terör politikasının bir uzantısı olan tehlikeli bir tırmanış olduğunu söyledi.
Bu korkakça suç kararının, mücahit halkın topraklarını ve mukaddes değerlerini savunmak için meşru mücadelesine ve direnişine devam etmesini engellemeyeceğini vurgulayan HAMAS, Filistin halkının, gaspçı işgalle onlarca yıl süren yüzleşme boyunca terör, suikast ve idam tehdidi politikalarının, onları haklarına daha sıkı sarılmaktan ve direniş ile sömürgecilik ve Yahudileştirme projelerine karşı koyma konusundaki kararlılıklarını artırmaktan başka bir işe yaramadığını kanıtladığını belirtti.
HAMAS, Uluslararası topluma, Birleşmiş Milletler'e ve tüm insan hakları ve hukuk kurumlarına sorumluluklarını üstlenme, bu ırkçı ve hükümsüz kararı iptal etmesi için işgal hükümetine her türlü araçla baskı yapma, işgal liderlerini halka karşı devam eden suç ve ihlallerinden dolayı yargılama çağrısında bulundu. Hareket ayrıca siyonist varlık, halkı ve onun topraklarındaki varlığını hedef alan öldürme, terör ve gözdağı politikalarına son verene kadar onunla kapsamlı boykotu etkinleştirme talebinde bulundu.
İşgal varlığı içindeki en tehlikeli yasal dönüşümlerden birinde, işgal meclisi (Knesset) 11 Mayıs'ta ikinci ve üçüncü okumalarda, 7 Ekim 2023'teki Aksa Tufanı operasyonunu gerçekleştiren yüzlerce Filistinli esirin, kendilerine idam cezası verilmesine yol açabilecek özel bir yargı süreci kapsamında yargılanmasına olanak tanıyan bir yasa tasarısını onayladı.
Yasa, doğrudan Gazze kuşatmasındaki yerleşimlere sızma operasyonuna katılan "seçkin" savaşçıları hedef almakta olup, bu adım işgal kurumunun "sahada infaz" ve hapishanelerdeki "yavaş ölüm" politikasından, Filistinli esirlerin alenen tasfiyesine yasal bir meşruiyet kazandırma girişimine geçişi yansıtmaktadır.
Geçtiğimiz Mart ayında işgal meclisi, Filistinli esirlerin hapishanelerde asılarak idam edilmesini öngören bir yasayı onaylamıştı. İnsan hakları grupları bu adımı, esir dosyasının ele alınışında eşi benzeri görülmemiş bir dönüşüm olarak nitelendirmişti. (İLKHA)