Mezuniyette ayete tahammülsüzlük

Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezuniyet töreninde açılan pankartlar tartışma yarattı. Politik içerikli dövizlere izin verilirken, ayet yazılı pankarta ise tahammül edilemedi ve ayetin görülmemesi için etten duvar örüldü.

09 Tem 2026 - 00:30 YAYINLANMA
Mezuniyette ayete tahammülsüzlük

Daha önce mescit tartışmaları ve Gazze için yapılan eylemlere izin verilmediğine ilişkin haberlerle gündeme gelen Yeditepe Üniversitesi, bu kez mezuniyet töreninde açılan " Emrolunduğun gibi dosdoğru ol" ayetine karşı yapılan sansür ile yeniden gündem oldu.

Törende, Ekrem İmamoğlu'nu destekleyen politik ifadelerin yer aldığı pankartlara ses çıkarılmazken, açılan ayet pankartı ise önce fiziksel müdahale ile engellenmeye çalışıldı, ardından dekanın teşviki ile ayete etten duvar örülerek sansürlendi.

Mezuniyet töreninde yaşanan çifte standat ve maruz kaldığı muameleye dair sosyal medya hesabından söz konusu olaya ilişkin videoyu paylaşarak açıklama yapan hukuk fakültesi öğrencilerinden Mustafa Malo, "Dün, Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezuniyet törenindeki rezalet, utanç vericiydi. Tören sahnesinde bazı öğrenciler özgür şekilde imamoğlu'nu destekleyen ve hükümeti eleştiren politik dövizler açarlarken ben de 'Emrolunduğun gibi dosdoğru ol'  ayet yazılı pankartımı açtım. Fakat bazı öğrenciler ayetten duydukları rahatsızlıkla, pankartımı fiziksel müdahaleyle indirmeye çalıştılar. Buna güçleri yetmeyince de Sayın  Dekanımız Yener Ünver'in teşvik ve desteğiyle önümde kortej oluşturup ayetin görünmesini engellemek suretiyle sansür uyguladılar. Başta Sayın Mesut Hakkı Caşın ve videonun sonunda 'işte Yeditepe'nin ruhu' diye bağıran Rektör Yardımcımız Sayın Sedefhan Oğuz olmak üzere bazı hocalarımız da tüm salonla birlikte bu saygısızlığa maalesef alkışlarla ve kışkırtmalarla destek verdiler." dedi.

Malo, "Sayın Bedrettin Dalan! Sahibi olduğunuz Yeditepe Üniversitesi'nin ruhu, rektör yardımcınızın ikrar ettiği gibi, din düşmanlığı mıdır gerçekten? Aynı sahnede hükümet karşıtı siyasi dövizler açan öğrenci arkadaşlarımızın fikirlerine büyük ölçüde katılmasam da ifade ve eleştiri özgürlüklerini destekliyorum. Fakat aynı özgürlüğün, taşıdığım ayet dolayısıyla benden esirgenmesi, ne yazık ki arkadaşlarımızın hukukçu kimliğiyle bağdaşmayan bir yobazlıktır. Her dersimizde hükümeti 'hukuk tanımazlıkla, ülkede ifade hürriyetinin olmamasıyla' en sert şekilde eleştiren dekanımızın ve Mesut Hakkı Caşın gibi hocalarımızın bu despotizme destek vererek gösterdikleri çifte standardını şiddetle kınıyor, hukuk profesörü kimliklerine yakıştıramıyorum. Üstelik bu yaşanan vandallık, münferit bir olay da değildir. Kampüsümüzde 28 Şubat'ı hatırlatan sol-seküler-kemalist ideolojik baskı iklimi her geçen gün artmaktadır. Son yıllarda yaşanan (profilimin en başına sabitlediğim flood'ta da görebileceğiniz) skandallardan sonra bugün maruz kaldığım bu toplu linç, dindar öğrencilerin akademisyenler ve öğrenciler eliyle nasıl sistematik olarak ötekileştirildiğinin ve Yeditepe Üniversitesi'nin adeta kurumsal kültürü haline geldiğinin en somut kanıtıdır." diye konuştu. (İLKHA)

Kaynak :
İLKHA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: